13 Nisan 2017 Perşembe

Ruhsuz Futbol, Gereksiz Macera

  İnanılır gibi değil... Geçen ki yazımda umudum olduğunu söylemiştim ama bu kadarını da beklemiyordum. Ne oyuncularda ruh vardı, ne de Tudor'un, futbolun doğrularını uygulayan davranışını gördük. Tudor'un da dediği gibi sanki karşımızda Barcelona vardı da Nou Camp'ta oynuyorduk!

  Öncelikle Tudor'dan başlayalım. Doğru bir kadro ve oyun anlayışıyla Adanaspor maçını enfes bir mücadele ve oyunla rahat kazanmıştık. Tamam Adanaspor zayıf rakip ama yine de söylediğim sözler gerçeği değiştirmez. Doğru oynadık ve olması gerektiği gibi rahat ve farklı kazandık. Yasin'in 10 numara mevkisinde oynatılması, hazır olmayan Bruma'nın ilk 11'de başlatılıp formda Podolski'nin kesilmesi, Semih'in sağ bek oynaması, gözden çıkarılmış zaten kafası burada olmayan Chedjou'nun 1 hafta aradan sonra yine ilk 11'de oynatılması, Başakşehir gibi ortasahası güçlü, hızlı, sert oynayan kompakt bir takıma karşı ortasahayı sadece Josue ve Selçuk'a emanet etmesi gibi Tudor'un gereksiz maceralara girmesi 4-0 gibi ağır yenilgiyi beraberinde getirdi.

  Oyuncular açısından baktığımızda Galatasaray'da oynadıklarının farkında değil gibilerdi. Ki Şampiyonlar Ligi'ne katılmak için tamam mı devam mı maçıydı. Ruhsuz, korkak, konsantrasyon düşüklüğü yaşayan, mücadeleden yoksun halleri resmen bizi şoke etti. Aslında ilk dakikalarda farkın geleceğinin işaretini vermişlerdi. Başakşehir'in oyunun başlangıcından beri tempolu ve baskılı futbolu oyuncuları şaşkına uğrattı sanki böyle bir şey beklemiyorlamış gibi.  Hiç çalışmamış gibilerdi. Acaba Tudor'un ağır temposunu kaldırmakta zorlanıyorlar mı diye düşünmüyor değilim.

  Bana kalsa Adanaspor maçındaki kadro üzerinde fazla oynama yapmadan daha dengeli bir kadro çıkartabilirdi Tudor. Ufak dokunuşlarla 4-3-3 formatına geçerek; savunma hattını değiştirmeden (istikrar şart) sol bekte Linnes, sağ bekte Cavanda, stoperde Ahmet Çalık ve Semih, sol iç Josue, ön libero Tolga, sağ iç Selçuk, sol forvet Podolski, sağ forvet Rodrigues ve santrafor Eren olarak kadro çıkartılabilirdi. Bu şekilde kadroyu çok bozmadan zaten 4-3-3'e alışık olan oyuncular ile başlanabilirdi. Hem hücumda 3 oyuncuyla ön alanda ani, şok pres yaparak Başakşehir savunması sıkıştırılır, ileriye çıkamamaya zorlanırdı hem de ortasahada yine 3 oyuncu ile kalabalık yaratılarak ortasaha bölgesi ele geçirilirdi. Her alanda kalabalık halinde pres, birbirine yakın kompakt bir şekilde yayılarak Başakşehir'in rahat top yapması engellenebilirdi. Top kapıldığı gibi hızlı paslarla gidilerek ortalar ile kenarlardan Eren de beslenebilirdi. Selçuk ve Josue'nin sürpriz çıkışları ile hücumda çoğalabilirlerdi. Uzaktan şut veya verkaçlarla birçok pozisyona girebilirdi Galatasaray.

  Şunu söylemeliyim ki dediğim gibi uygulansaydı kesin kazanırdık iddiasında değilim ama en azından bu kadar ezik, aciz bir oyun çıkmazdı. Düşünebiliyor musunuz maçta bir pozisyonumuz bile yoktu!

  Diğer yandan aldığımız şok farklı yenilgi ile bundan sonra oyuncuların ayağını denk alacağını, Tudor'un daha dikkatli olup gereksiz maceralardan kaçınacağını düşünüyorum. Umarım öyle olur. Yoksa 2.lik derken 4.lük bile tehlikede. Arkadan Karadeniz fırtınası geliyor.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder