Pazartesi akşamı, Tudor'un felsefesinden bir parça sunduğu bir maç izledik. 1996-2000 yılları arasındaki Fatih Terim dönemindeki gibi tempolu, bol pres, hızlı, atak futbol, ikili mücadelelerde sert bir oyun vardı.
Galatasaraylı oyuncuların Tudor'un felsefesini yavaş yavaş benimsediğini, istediği oyun anlayışını az da olsa uyguladığı bir maç oldu. Adanaspor maçında başta Linnes olmak üzere Josue, Selçuk, Rodrigues, Ahmet Çalık gibi oyuncular göze batan isimlerdi. Linnes'in Bursaspor maçında da sol bekte iyi bir performans sergilediğini de unutmayalım. Sağ bekten ziyaden sol bekte daha iyi bir oyun ortaya koyan Linnes, ilerleyen maçlarda Carole'ın yerine oynamayı hakkeden isim. Tudor'un bekten istediği sürekli bindirme, hızlı oyun, ikili mücadelerde güçlü, asist yapma gibi özellikleri Linnes yerine getiriyor gibi. Henüz yorum yapmak erken ama Linnes bu gidişle devam ederse gelecek sezon da Galatasaray'da izleyebileceğimiz isimlerden.
Tudor'un döneminde çıkış yapan bir başka isim Josue. Adanaspor maçında 8 numara mevkisinde iyi oyunu da olumlu bir gelişme. Tudor'un jokeri olacaktır. Aslında sezon başı Porto'dan kiralık olarak yıllık maaşı 700.000 euro gibi cüzi bir rakamla transferi bence akıllıca bir hamleydi. Potansiyeline inandığım bir isim. Çalışkan, disiplinli, oyun görüşü yüksek, teknik, zeki bir oyuncu. Tam Tudor'un istediği oyuncu profiline sahip. Bence bonservisi Porto'dan alınacak ki alınmalı da. (Transfermakt.com verilerine göre 1.5 M euro satın alma opsiyonu var.) Oynadıkça kendine güveni de gelecektir, istikrarlı çıkışını sürdürecektir.
Kaptan Selçuk'un son maçlarda ortaya koyduğu performansında da Tudor eli değmiş gibi. Tudor sonrası Selçuk daha özgüvenli, sert, mücadelesi yüksek ve sorumluluk aldığını görüyoruz. Adanaspor maçında da Josue ile oluşturduğu uyumlu performansı Galatasaray'ın tempolu futboluna yüksek katkı sağladı. Eski günlerdeki gibi duran toplarda büyük tehlike oluşturdu. Umarım böyle devam eder.
Ahmet Çalık Tudor döneminde yükselen yıldızlardan bir başka isim. Yavaş yavaş daha iyiye gidiyor. Tudor'un prenslerinden biri olabilir. Rodrigues'in nihayet ilk golünü attığını görmek bizi mutlu etti. Muhteşem bir goldü. Muslera'nın kurtarışları da yine her zaman ki gibi muazzamdı. Sol kanatta Yasin-Linnes uyumu da gözlerden kaçmadı.
Başakşehir maçı için bu maç ölçü değil elbette. Ama özgüven tazelemek açısından iyi oldu. Tudor kanunları yavaş yavaş devreye giriyor. Bundan sonra hakkeden formayı alacak. Takımı daha iyi götüren de zaten bu, adil anlayışın geri dönmesi. Umarım gelecek Pazartesi Başakşehir deplasmanından galibiyetle döneriz, Şampiyonlar ligi için de büyük bir avantaj elde ederiz. Umudum var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder